top of page
  • Facebook
  • Pinterest
  • Instagram

Arama Yap

Search this site

Boş arama ile 428 sonuç bulundu

  • Semiz Otu Özellikleri ve Bakımı

    https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Wilhelm_Zimmerling_PAR GİRİŞ: Doğanın Omega-3 Deposu ​Latince İsmi: Portulaca oleracea. Anavatanı: Tam olarak bilinmemekle birlikte Hindistan ve Orta Doğu kökenli olduğu düşünülmektedir. Renk Çeşitleri: Yaprakları yeşil, gövdesi ise pembemsi-kırmızı tonlarındadır. Süs türlerinde (Kedi Tırnağı) çiçekler rengarenktir ancak yenilebilir tür sarı çiçek açar. Karakteristik Özellikleri: Etli, sulu yaprakları ve yayılıcı gövdesi ile tipik bir sukulenttir. Doğada kendiliğinden yetişebilen en güçlü bitkilerden biridir. Peyzajda Kullanımı: Genellikle sebze yataklarında yetiştirilir. Ancak yer örtücü özelliği sayesinde bahçede boş kalan güneşli alanları hızla kapatmak ve toprağın nemini korumak için de kullanılabilir. Photo by Loasa ​ Semiz Otu BAKIMI ​Işık İsteği Tam bir güneş tutkunudur. Ne kadar çok güneş alırsa yapraklarındaki şifalı yağlar ve vitaminler o kadar artar. Yarı gölgede de yetişir ama daha cılız kalır. ​Soğuğa Dayanıklılık Düşüktür. Don olaylarına karşı hiç direnci yoktur. Sıcaklık 10°C’nin altına düştüğünde gelişimi yavaşlar, don gördüğü anda ölür. ​Sıcağa Dayanıklılık Mükemmeldir. 40°C üzerindeki kavurucu yaz sıcaklarında bile neşesini kaybetmez; aksine sıcağı çok sever. ​Toprak İsteği Toprak seçmez. Kumlu, killi veya fakir topraklarda bile yetişebilir. Ancak en verimli halini, organik maddece zengin, gevşek topraklarda alır. ​Kök Yapısı Saçak köklüdür ancak toprağa değdiği her boğumdan yeni kökler çıkararak hızla yayılabilir. ​Boy-En (En Fazla) Genellikle yere yatık ilerler. Boyu 15-20 cm’yi geçmez ama enine 40-50 cm kadar yayılabilir. ​Sulama Sukulent yapısı sayesinde kuraklığa çok dayanıklıdır. Ancak lezzetli ve çıtır yapraklar için toprağı kurudukça düzenli sulanmalıdır. Susuz kalırsa yaprakları küçülür ve tadı ekşir. ​Bölge Uyumu (Türkiye) Türkiye’nin her bölgesinde yaz aylarında rahatlıkla yetişir. ​Ömrü Tek yıllıktır. Ancak döktüğü tohumlar sayesinde ertesi yıl aynı yerden (hatta saksı diplerinden) kendiliğinden çıkar. ​Çiçek Rengi Küçük ve sarı renkli çiçekler açar. ​Çiçeklenme Dönemi Yaz boyu (Haziran-Eylül arası). Çiçekler genellikle sadece sabahları güneş varken açar. ​Yaprak Durumu Tek yıllık olduğu için mevsim sonunda kurur. Mevsiminde ise parlak ve dolgun yapraklıdır. ​Zorluk Bakımı Çok Kolaydır. Hatta bazen durdurulması zordur! Photo by Loasa ​ TÜRKİYE COĞRAFYASI: BÖLGESEL NOTLAR ​Ege ve Akdeniz: Mart ayı itibariyle ekilebilir. Yaz boyu güneşten korkmadan bahçede her köşede yetiştirilebilir. ​Marmara ve Karadeniz: Nemli bölgeleri çok sever. Yağmurlar sonrası hızla boy atar. Ancak toprağın çok çamurlaşmamasına dikkat edilmelidir. ​İç ve Doğu Anadolu: Don riski biter bitmez (Mayıs sonu gibi) ekilmelidir. Kısa ama yoğun geçen yaz aylarında hızla hasat edilebilir. ​Güneydoğu Anadolu: Bölgenin kuru sıcağına en iyi adapte olan sebzedir. Sadece düzenli sulama ile mükemmel verim alınır. ​ÇOĞALTMA YÖNTEMLERİ ​Semizotunu çoğaltmak için özel bir çabaya gerek yoktur, o kendi başının çaresine bakar: ​Tohum ile Çoğaltma: İlkbaharda tohumları toprağın yüzeyine serpip hafifçe bastırmanız yeterlidir. Tohumlar çok küçüktür, üzerine çok toprak atmamalısınız. ​Çelikleme: Pazardan aldığınız köklü semizotlarının saplarını toprağa gömerseniz birkaç gün içinde köklenip büyümeye devam ettiklerini göreceksiniz. ​BİTKİNİN BAKIMI İLE İLGİLİ TÜYOLAR ​Hasat Sırrı: Bitkiyi köküyle sökmek yerine, dallarının uç kısımlarından makasla kesin. Bu sayede bitki yanlardan daha çok sürgün verir ve sezon boyu sürekli hasat yapabilirsiniz. ​Tohum Takibi: Eğer bahçenizde her yere yayılmasını istemiyorsanız, çiçekler geçip minik siyah tohum kapsülleri oluşmadan hasat etmelisiniz. ​Hatırlatıcı Not: Semizotu sabah saatlerinde toplandığında daha ekşi ve ferah bir tada sahiptir. Ayrıca doğada kendiliğinden çıkanları toplarken ilaçlanmamış alanlarda olduğundan emin ol.

  • Isırgan Otu (Urtica dioica) Bakım Rehberi

    https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Quartl Bahçenin Gizli Kahramanı ​Merhaba bitki dostu! Bugün belki de yanından geçerken "aman dokunmayayım" diye çekindiğin, ama aslında hem bahçen hem de sağlığın için tam bir eczane olan bir bitkiyi inceliyoruz. Isırgan otu, savunma mekanizmasıyla meşhur olsa da, onu yakından tanıdığında ne kadar cömert olduğunu göreceksin. Isırgan otunun olduğu bir bahçe, toprağın en kaliteli ve mineralce zengin olduğu yerdir. ​GİRİŞ: Doğanın Koruyucu Gücü ​Latince İsmi: Urtica dioica. Anavatanı: Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika. Renk Çeşitleri: Koyu yeşil yapraklı ve grimsi-yeşil gövdelidir. Karakteristik Özellikleri: Yaprak ve gövdeleri "trichome" adı verilen, dokunulduğunda formik asit salgılayan ince yakıcı tüylerle kaplıdır. Bu tüyler bitkinin savunma sistemidir. Peyzajda Kullanımı: Genellikle estetik amaçlı kullanılmaz; ancak permakültür bahçelerinde, organik gübre (ısırgan şerbeti) yapımı için özel bir köşede mutlaka yetiştirilir. Ayrıca kelebek lavraları için önemli bir besin kaynağıdır. https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Ryan_Hodnett ​ Isırgan Otu BAKIMI ​Işık İsteği Tam güneşten yarı gölgeye kadar her yerde yetişebilir. Ancak en besleyici ve güçlü yapraklarını güneşli alanlarda verir. ​Soğuğa Dayanıklılık Çok yüksektir. -20°C ve altındaki sıcaklıklara dayanabilir. Kışın toprak üstü kısmı kurusa bile kökleri hayatta kalır. ​Sıcağa Dayanıklılık Yüksektir. Ancak aşırı kurak ve sıcak dönemlerde yaprak kalitesini korumak için toprağının nemli kalmasını ister. ​Toprak İsteği Azot bakımından zengin, nemli ve gevşek toprakları çok sever. Genellikle ağır metal içermeyen, organik maddece zengin (gübreli) topraklarda devasa boyutlara ulaşır. ​Kök Yapısı Rizom (yeraltı gövdesi) kök yapısına sahiptir. Bu sayede toprak altında hızla yayılır ve kontrol edilmezse her yeri kaplayabilir. ​Boy-En (En Fazla) İdeal koşullarda boyu 1.5 - 2 metreye kadar çıkabilir; genişliği ise köklerden yayılarak sınırsız olabilir. ​Sulama Nemli ortamları sever. Toprağının tamamen kurumasına izin verilmemelidir. Özellikle kurak yaz aylarında düzenli sulama, bitkinin "yanmasını" engeller. ​Bölge Uyumu (Türkiye) Türkiye’nin her bölgesinde, özellikle su kenarlarında, yol kenarlarında ve bahçe kuytularında rahatlıkla yetişir. ​Ömrü Çok yıllık (perennial) bir bitkidir. Her baharda köklerinden yeniden fışkırır. ​Çiçek Rengi Küçük, yeşilimsi-sarı ve pek gösterişli olmayan salkımlar halindedir. ​Çiçeklenme Dönemi Haziran - Eylül ayları arası. ​Yaprak Durumu Kışın toprak üstü kısımları ölür (döker), baharda kökten tekrar sürer. ​Zorluk Bakımı Çok Kolaydır. Hatta zor olan onu yetiştirmek değil, yayılmasını kontrol altına almaktır. ​TÜRKİYE COĞRAFYASI: BÖLGESEL NOTLAR ​Karadeniz: Isırganın anavatanı gibidir. Yüksek nem ve yağış sayesinde bölge genelinde kendiliğinden en kaliteli formunda yetişir. ​Marmara ve Ege: Bahçelerin daha gölge ve nemli köşelerinde coşar. Yaz kuraklığında sulama ister. ​İç ve Doğu Anadolu: Soğuk kış şartlarından etkilenmez. Bahar yağmurlarıyla birlikte meralarda ve bahçe kenarlarında hızla belirir. ​Güneydoğu Anadolu: Sadece sulanan alanlarda ve ağaç gölgelerinde hayatta kalabilir; doğrudan yakıcı güneş ve aşırı kuraklık bitkiyi erken kartlaştırır. https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Nonenmac ​ ÇOĞALTMA YÖNTEMLERİ ​Rizom (Kök) Ayırma: Baharda veya sonbaharda kökünden bir parça alıp başka bir yere gömmeniz yeterlidir. En hızlı yöntem budur. ​Tohum: Tohumları ilkbaharda nemli toprağa ekebilirsiniz. Ancak ısırgan genellikle bulunduğu yerde tohumlarını dökerek kendi kendine çoğalır. ​BİTKİNİN BAKIMI İLE İLGİLİ TÜYOLAR ​Hasat Kuralları: Hasat yaparken mutlaka eldiven giy. Bitkinin en lezzetli ve şifalı kısmı, tepedeki en taze 4-5 yapraktır. Çiçek açmaya başladıktan sonra yapraklar sertleşir ve tadı acılaşır. ​Doğal Gübre Yapımı: Topladığın ısırganları bir kova suda 2 hafta bekleterek "ısırgan şerbeti" yapabilirsin. Bu sıvı, diğer bitkilerin için muazzam bir azot gübresidir. ​Hatırlatıcı Not: Isırgan otu yakarsa korkma; cildi uyararak kan dolaşımını hızlandırdığı söylenir. Eğer çok canın yanarsa, ısırganın hemen yanında yetişen "ebemgümeci" veya "kuzu kulağı" yaprağını ezip üzerine sürerek acıyı dindirebilirsin

  • Zoysia Çimi, Japon Ayrığı Özellikleri ve Bakımı

    http://www.starrenvironmental.com/ Lüksün ve Konforun Yeşil Hali: Zoysia Çimi Bakım Rehberi ​Merhaba bitki dostu! Eğer bahçende adeta bir halı serilmişçesine sık, yumuşak ve üst düzey görünümlü bir zemin hayal ediyorsan, Zoysia ile tanışma vaktin gelmiş demektir. Deneyimlerime göre Zoysia, sabırlı bahçıvanların ödülüdür. Yavaş büyür ama bir kez alanı kapladı mı, yabani otlara geçit vermeyen, üzerine bastığında yaylanan o muazzam dokuyu başka hiçbir çimde bulamazsın. ​GİRİŞ: Uzak Doğu'nun Dayanıklı Aristokratı ​Latince İsmi: Zoysia japonica veya Zoysia tenuifolia. Anavatanı: Japonya, Çin ve Güneydoğu Asya. Renk Çeşitleri: Parlak zümrüt yeşilinden, koyu orman yeşiline kadar değişen tonları mevcuttur. Karakteristik Özellikleri: Çok yoğun ve sık bir doku oluşturur. Yaprakları Bermuda çimine göre daha sert ve dik duruşludur, bu da ona "halı" hissini veren temel özelliktir. Kuraklığa, gölgeye ve trafiğe (basılmaya) karşı dengeli bir direnç gösterir. Peyzajda Kullanımı: Villa bahçeleri, beş yıldızlı otellerin peyzaj alanları ve estetiğin ön planda olduğu lüks konut projeleri için idealdir. Yavaş büyüdüğü için çok sık biçme gerektirmez, bu da onu "prestijli ve az bakım isteyen" bir seçenek yapar. Photo by Raffi Kojian ​ Zoysia BAKIMI ​Işık İsteği Tam güneşi sever ancak Bermuda çiminin aksine yarı gölgeye toleransı oldukça yüksektir. Ağaç altlarında veya günün bir kısmını gölgede geçiren alanlarda bile formunu koruyabilir. ​Soğuğa Dayanıklılık Sıcak mevsim çimleri arasında soğuğa en dayanıklı olanlardan biridir. -15°C derecelere kadar kökleri hayatta kalır. Kışın kahverengiye dönerek uykuya geçer, baharda diğer türlerden biraz daha geç uyanır. ​Sıcağa Dayanıklılık Çok yüksektir. Yaz sıcaklarında formunu bozmaz; aşırı nemli veya aşırı kuru sıcaklara karşı oldukça dirençlidir. ​Toprak İsteği Drenajı iyi olan her türlü toprakta yetişir. Hafif asidik veya nötr toprakları tercih eder. Tuzluluk toleransı yüksektir, bu yüzden deniz kenarları için uygundur. ​Kök Yapısı Hem rizom hem de stolon (toprak altı ve üstü yayılıcı kollar) yapısına sahiptir. Kök sistemi çok derin ve güçlüdür. ​Boy-En (En Fazla) Kendi haline bırakılırsa 15-20 cm boylanır. Ancak genellikle 3-5 cm yükseklikte tutulur. Yayılması çok yavaştır ama kapladığı yeri tam kaplar. ​Sulama Kuraklığa dayanıklıdır. Derin ve seyrek sulamayı sever. Toprak yüzeyi kuruduğunda sulanmalıdır; aşırı sulama keçeleşmeye (thatch) neden olabilir. ​Bölge Uyumu (Türkiye) Ege, Akdeniz ve özellikle geçiş iklimine sahip Marmara bölgesi için mükemmeldir. Karadeniz sahil şeridinde de başarılı sonuçlar verir. ​Ömrü Çok yıllıktır. Doğru bakımla on yıllarca bozulmadan kalabilir. ​Çiçek Rengi Belirgin bir çiçeği yoktur; bitki çok uzadığında kısa başakçıklar çıkarır. ​Çiçeklenme Dönemi Genellikle yaz sonu. ​Yaprak Durumu Sıcak mevsimde harika bir yeşildir. Kışın hava sıcaklığı 10°C altına düştüğünde sararır ve uykuya dalar. ​Zorluk Bakımı Orta zorluktadır. Biçme sıklığı azdır ancak tesis edilmesi (yayılması) sabır ister. https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Keisotyo ​ TÜRKİYE COĞRAFYASI: BÖLGESEL NOTLAR ​Marmara Bölgesi: Zoysia için en ideal bölgelerden biridir. Hem sıcak yazı hem de kış soğuklarını tolere edebilmesi büyük avantajdır. ​Ege ve Akdeniz: Sahil kesimlerinde tuzlu suya ve neme dayanımı sayesinde çok tercih edilir. Yazın Bermuda çimi kadar sık sulama gerektirmez. ​Karadeniz: Nemli havası ve nispeten daha az yakıcı güneşi Zoysia’nın rengini daha canlı tutmasını sağlar. ​İç Anadolu: Kışın uzun süre sarı kalacaktır; ancak tesis edildiğinde kışın don olaylarından sağ çıkarak baharda tekrar yeşerir. ​ÇOĞALTMA YÖNTEMLERİ ​Rulo Çim: En garantili ve hızlı yöntemdir. Yavaş büyüdüğü için tohumdan yetiştirmek çok zordur. ​Plug (Fide): 10-15 cm aralıklarla dikilen fideler zamanla birleşir. Ancak tüm alanın kapanması 1-2 sezon sürebilir. ​Sprig (Çelik): Bitkinin köklü kollarının toprağa serpilip gömülmesiyle yapılır. ​BİTKİNİN BAKIMI İLE İLGİLİ TÜYOLAR ​Sabırlı Ol: Zoysia'nın alanı kaplaması yavaştır, bu yüzden başlangıçta boşluklar görebilirsin. Ama kapladığında o kadar sıktır ki aradan tek bir yabani ot bile çıkamaz. ​Keskin Bıçak: Yaprak yapısı diğer çimlere göre daha serttir. Biçme makinenizin bıçakları çok keskin olmalıdır, aksi takdirde yaprak uçları parçalanır ve beyazlayarak kötü görünür. ​Keçeleşme Kontrolü: Birkaç yılda bir toprak havalandırması (verticut) yapmak, altta biriken ölü dokuyu temizlemek için önemlidir. ​Hatırlatıcı Not: Zoysia "geç uyanan" bir güzeldir. Baharda komşunun çimi yeşerdiğinde seninki hala sarıysa endişelenme; Zoysia tam ısınmayı bekler, ama uyandığında hepsinden daha görkemli olur.

  • Libya Çimi Bakımı ve Özellikleri

    https://www.fleurs-des-montagnes.net/ Suya İhtiyaç Duymayan Halı (Phyla nodiflora) ​ Merhaba. Eğer "Bahçem hep yeşil kalsın ama ben sürekli sulamakla, biçmekle uğraşmayayım" diyorsan, Libya çimi (Lippia) senin için bir devrim niteliğindedir. Bu bitki gerçek bir "hayatta kalma ustasıdır". Çimden çok daha az su ister, üzerine basıldığında ezilmez ve baharda minik çiçekleriyle arıları bahçene davet eder. ​GİRİŞ: Çöllerden Gelen Yeşil Mucize ​Latince İsmi: Phyla nodiflora (veya Lippia nodiflora). Anavatanı: Güney Amerika ve Kuzey Afrika’nın kurak bölgeleri. Renk Çeşitleri: Koyu yeşil yapraklara, beyaz veya çok açık pembe-lila çiçeklere sahiptir. Karakteristik Özellikleri: Çok hızlı yayılan, toprak yüzeyine yapışan ve kökleri derine inen bir yer örtücüdür. En büyük farkı, geleneksel çimlerin %70 daha az suyuyla yetinebilmesidir. Peyzajda Kullanımı: "Kurakçıl Peyzaj" (Xeriscaping) projelerinin yıldızıdır. Geniş alanların kapatılmasında, eğimli yamaçlarda erozyonu önlemede ve çime alternatif "basılabilen" zeminler oluşturmada rakipsizdir. ​ https://www.flickr.com/people/91314344@N00 Lippia çimi BAKIMI ​Işık İsteği Tam güneş aşığıdır. Güneşi ne kadar dik alırsa o kadar sık dokulu ve sağlıklı olur. Yarı gölgede yetişebilir ancak formu biraz daha gevşek kalır. ​Soğuğa Dayanıklılık Oldukça iyidir. -10°C / -12°C derecelere kadar dayanır. Çok sert donlarda üst kısım kahverengiye dönebilir ancak baharda köklerinden hızla tazelenir. ​Sıcağa Dayanıklılık Olağanüstüdür. 45°C-50°C derecelik kavurucu sıcaklara, doğrudan güneş altında bile mükemmel direnç gösterir. ​Toprak İsteği Hiç seçici değildir. Fakir, kumlu, killi veya taşlı topraklarda bile yetişir. Tuzlu topraklara dayanımı yüksek olduğu için sahil kesimleri için idealdir. ​Kök Yapısı Çok güçlü ve derine inen bir kök sistemine sahiptir. Ayrıca sürgünleri toprağa değdiği her noktadan yeni kökler çıkararak zemini bir ağ gibi örer. ​Boy-En (En Fazla) Boyu sadece 3-5 cm civarındadır (biçme gerektirmez). Enine yayılımı ise çok agresiftir; bir sezon içinde metrelerce alanı kaplayabilir. ​Sulama Tesis edildikten sonra (ilk 1 aydan sonra) inanılmaz derecede az su ister. Haftada bir, hatta çok kurak yerlerde 10 günde bir sulama yeterli olabilir. ​Bölge Uyumu (Türkiye) Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu için en iyi çözümdür. Marmara'da da çok popülerdir. ​Ömrü Çok yıllık (perennial) bir bitkidir. Bir kez dikildiğinde kalıcıdır. ​Çiçek Rengi Beyaz-lila merkezli, minik ponpon şeklinde çiçekler. ​Çiçeklenme Dönemi İlkbahar sonundan sonbahar başına kadar aralıksız çiçek açar. ​Yaprak Durumu Ilıman iklimlerde her dem yeşildir. İç bölgelerde kışın yaprak döküp uykuya geçebilir. ​Zorluk Bakımı Çok Kolaydır. "Dik ve unut" kategorisindeki bitkilerdendir. https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Kenraiz ​ TÜRKİYE COĞRAFYASI: BÖLGESEL NOTLAR ​Ege ve Akdeniz: Sahil şeridinde deniz suyuna ve tuzlu rüzgara karşı en dirençli bitkidir. Yazın su tasarrufu yapmak isteyen bahçe sahipleri için bir numaralı tercihtir. ​Güneydoğu Anadolu: Bölgenin ekstrem sıcakları ve düşük nemiyle en iyi başa çıkan yer örtücüdür. ​Marmara: Güneş alan bahçelerde çok başarılıdır. Kışın kısa bir süreliğine rengi solsa da baharda anında canlanır. ​İç Anadolu: Drenajı iyi bir noktaya dikilmelidir. Kışın ağır donlarda bitki tamamen kuruyor gibi görünse de nisan ayında toprak altından tekrar sürer. ​ÇOĞALTMA YÖNTEMLERİ ​Fide (Plug) ile Çoğaltma: En yaygın yöntemdir. Metrekareye 5-9 adet fide dikilir ve birkaç ay içinde fideler birleşerek tüm alanı kaplar. ​Çelikleme: Bitkinin yayılıcı kollarından bir parça koparıp nemli toprağa gömmeniz, yeni bir koloni kurması için yeterlidir. https://www.fleurs-des-montagnes.net/ ​ BİTKİNİN BAKIMI İLE İLGİLİ TÜYOLAR ​Arı Uyarısı: Çiçekleri arılar için çok caziptir. Eğer çocukların üzerinde çıplak ayakla koşacağı bir alan istiyorsan, çiçeklenme döneminde ayda bir kez üzerinden çim makinesiyle geçerek çiçekleri tıraşlayabilirsin. ​Sınır Kontrolü: Çok hızlı yayıldığı için çiçek tarhlarına girmesini istemiyorsan araya fiziksel bir engel (ayırıcı bordür) koymalısın. ​Hatırlatıcı Not: Libya çimi, klasik çim gibi üzerine basıldığında "pörsümez", aksine üzerine basıldıkça yaprakları daha sıklaşır ve yere daha sağlam yapışır. Su faturalarını düşürmek isteyenler için en akıllıca yatırımdır.

  • Yonca Bakımı ve Toprağa Faydası

    https://www.nasa.gov/johnson/ Toprağın Şifacısı: Yonca ​ Yonca, bitki dünyasının sessiz kahramanıdır. Bilimsel adıyla Medicago sativa, anavatanı olan Güneybatı Asya ve İran platolarından dünyaya yayılarak binlerce yıldır toprağı zenginleştirmektedir. Mor ve mavi tonlarındaki zarif çiçekleriyle sadece bir yem bitkisi değil, aynı zamanda azot bağlayıcı özelliğiyle mükemmel bir yeşil gübredir. Karakteristik özelliği, toprağın derinliklerine kadar inen güçlü kök yapısı ve havadaki azotu toprağa hapsederek kendisinden sonra gelecek bitkiler için verimli bir yatak hazırlamasıdır. ​Toprak İyileştirmede Kullanımı: Yonca, "yeşil gübreleme" tekniğinin zirvesidir. Köklerindeki özel bakteriler sayesinde toprağı doğal yoldan gübreler. Sertleşmiş toprakları derin kökleriyle havalandırır ve drenajı artırır. Eğer yorgun bir bahçeniz veya verimsizleşmiş bir tarlanız varsa, yonca ekimi toprağa adeta bir "reset" atar. Photo by Enrico Blasutto ​ Bakım Detayları ​Işık İsteği Yonca tam bir güneş aşığıdır. Günde en az 6-8 saat doğrudan güneş ışığı alan alanlarda en yüksek verimi verir. Gölge yerlerde boyu uzar ancak gövdesi zayıf kalır. ​Soğuğa Dayanıklılık Oldukça dayanıklıdır. Çeşidine göre -20°C ile -25°C derecelere kadar kış uykusuna yatarak sağ çıkabilir. Kar örtüsü altında korunması artar. ​Sıcağa Dayanıklılık Sıcakla arası iyidir. 35-40°C derecelere kadar dayanır; ancak bu sıcaklıklarda su ihtiyacı katlanır. ​Toprak İsteği Drenajı iyi, tınlı ve kireçli toprakları sever. En kritik nokta pH derecesidir; 6.5 ile 7.5 arasındaki nötr veya hafif alkali topraklar idealdir. Asitli topraklarda gelişimi hızla durur. ​Kök Yapısı Kazık kök yapısına sahiptir. Bu kökler toprak altında 2 ila 4 metre (uygun koşullarda daha derin) derinliğe inerek alt katmanlardaki mineralleri yüzeye taşır. ​Boy-En (En Fazla) Boyu türüne ve biçim sıklığına göre 80-100 cm'e kadar ulaşabilir. Genişleme kapasitesi ise ekim sıklığına bağlıdır. ​Sulama İlk çimlenme döneminde toprak nemli tutulmalıdır. Gelişmiş bitki kuraklığa dayanıklı olsa da, verimli bir yeşil aksam için toprağın derinlemesine periyodik olarak sulanması gerekir. Su birikintilerinden (göllenme) hoşlanmaz. ​Bölge Uyumu Türkiye'nin neredeyse tüm bölgelerine uyum sağlar. İç Anadolu'nun kuraklığından Doğu Anadolu'nun soğuğuna kadar farklı varyeteleriyle her yerde yetişebilir. ​Ömrü Çok yıllık bir bitkidir. Bir kez ekildiğinde bakımına göre 5 ile 7 yıl boyunca verim alınabilir. ​Çiçek Rengi Ağırlıklı olarak mor ve mavi tonlarındadır. Nadiren sarı veya beyazımsı çiçek açan türleri de mevcuttur. ​Çiçeklenme Dönemi Genellikle ilkbahar sonu başlar ve yaz boyunca (biçim yapılmadığı sürece) devam eder. ​Yaprak Durumu Kışın çok sert geçtiği bölgelerde üst aksam kurur (yaprak döker/uykuya geçer), ancak baharla birlikte kökten tekrar sürer. Ilıman bölgelerde kışın da yeşil kalabilir. ​Zorluk Bakımı Kolay. Toprak pH'ı uygun olduğu ve yeterli ışık aldığı sürece kendi başının çaresine bakabilen bir bitkidir. Photo by David J. Stang ​Türkiye Coğrafyası ve Bölgesel Notlar ​Ege ve Akdeniz: Bu bölgelerde gelişim hızı çok yüksektir. Kışın büyüme devam edebilir. Ancak yaz sıcaklarında sulama ihmal edilmemelidir. Mantar hastalıklarına karşı nemli havalarda dikkatli olunmalıdır. ​Marmara: Geçiş iklimi yonca için çok uygundur. Toprak drenajına dikkat edildiği sürece en yüksek verim bu bölgeden alınabilir. ​İç Anadolu: Yoncanın kalesi sayılır. Gece-gündüz sıcaklık farkına ve kış soğuklarına karşı en dayanıklı "dormansi" seviyesi yüksek türler tercih edilmelidir. ​Karadeniz: Aşırı yağış ve asitli toprak yapısı yonca için risklidir. Toprağa kireç takviyesi yapılması ve drenajın kusursuz olması gerekir. ​Doğu ve Güneydoğu Anadolu: Doğu'da soğuğa dayanıklı, Güneydoğu'da ise sıcağa ve kuraklığa dayanıklı türler ekilmelidir. Toprak yapısı genellikle yoncaya uygundur. ​Çoğaltma Yöntemleri ​Tohumla Çoğaltma: En yaygın ve etkili yöntemdir. İlkbahar veya erken sonbaharda tohumlar toprağın 1-2 cm derinliğine ekilir. Tohumların toprakla temasını artırmak için ekim sonrası hafifçe üzerinden geçilmelidir (merdaneleme). ​Kök Ayırma: Genellikle tercih edilmese de küçük alanlarda çok yıllık anaç bitkinin kök tacı bölünerek dikilebilir; ancak ticari veya geniş alan uygulamalarında tohum her zaman daha pratiktir. ​Bitkinin Bakımı İle İlgili Tüyolar ​Fosfor Takviyesi: Yonca azotu kendisi üretir ama fosforu çok sever. Ekim öncesi fosforlu gübreleme kök gelişimini coşturur. ​Biçim Zamanı: Eğer çiçeklenme %10 seviyesine geldiğinde biçerseniz, bitkinin besin değeri ve toprak iyileştirme kapasitesi en üst seviyede kalır. ​Yabancı Ot Kontrolü: Bitki ilk 10-15 cm boya ulaşana kadar yabancı otlardan temizlenmesi kritiktir; sonrası zaten yonca baskın hale gelir. ​Editörün Notu: Yonca, sadece bir bitki değil; toprağın ciğeridir. Eğer toprağınızın küstüğünü düşünüyorsanız, ona bir şans verin. Birkaç sezon sonra toprağınızın nasıl sünger gibi yumuşadığını ve canlandığını fark edeceksiniz.

  • Hanım Düğmesi Çiçeği Bakımı ve Özellikleri

    https://www.flickr.com/photos/carllewis/1200721390/ Doğanın Hiç Eskimeyen Düğmeleri: Hanım Düğmesi ​ Bilimsel adıyla Gomphrena globosa, dünyada "Globe Amaranth" olarak bilinen bu bitki, Orta Amerika (Meksika ve Panama) kökenlidir. Karakteristik özelliği, kağıdımsı dokudaki yuvarlak, ponpon benzeri çiçek başlarıdır. Çiçekleri kuruduktan sonra bile rengini ve formunu kaybetmediği için "ebedi çiçek" olarak da anılır. Bitki, dik ve dallanan yapısıyla bahçelerde dolgun bir görünüm sergiler. ​Peyzajda Kullanımı: Hanım düğmesi, bordür bitkisi olarak mükemmeldir. Bahçe yollarının kenarlarında, toplu dikimlerde bir renk denizi oluşturmak için kullanılır. Özellikle kelebekleri ve arıları bahçeye çekmek istiyorsanız (polinatör bahçeleri) en iyi tercihlerden biridir. Ayrıca, kesme çiçekçilikte ve kuru çiçek tasarımlarında rengini yıllarca koruduğu için dekoratif amaçlı çok popülerdir. https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Dinkum ​ Bakım Detayları ​Işık İsteği Tam bir güneş aşığıdır. Günde en az 6 saat doğrudan güneş almalıdır. Yeterli ışık almazsa çiçeklenme azalır ve bitki cılızlaşır. ​Soğuğa Dayanıklılık Hassastır. 0°C derecenin altındaki sıcaklıklarda ve don olaylarında bitki hızla ölür. Bu yüzden genellikle mevsimlik olarak yetiştirilir. ​Sıcağa Dayanıklılık Mükemmeldir. 35-45°C derecelere, yüksek neme ve kuraklığa karşı çok dayanıklıdır. Yaz sıcaklarında çoğu çiçek solarak pes ederken o parlamaya devam eder. ​Toprak İsteği Toprak seçiciliği düşüktür. Ancak iyi drenajlı, orta derecede verimli toprakları sever. Çok ağır killi topraklardan hoşlanmaz. ​Kök Yapısı Saçak kök yapısına sahiptir. Kökleri toprak yüzeyine yakındır ancak bitki yerleştikten sonra derinlere su aramak için uzanabilir. ​Boy-En (En Fazla) Türüne göre boyu 30 cm ile 60 cm arasında değişir. Yayılımı (eni) ise yaklaşık 20-30 cm civarındadır. ​Sulama Genç fideler yerleşene kadar düzenli sulama ister. Yetişkin bitki kuraklığa oldukça dayanıklıdır; toprağın üst yüzeyi kurudukça sulanması yeterlidir. Fazla su mantar hastalıklarına yol açabilir. ​Bölge Uyumu Türkiye'nin tüm bölgelerinde yazlık bitki olarak yetişir. Ancak kışı ılık geçen yerlerde bile genellikle tek yıllık muamele görür. ​Ömrü Genellikle tek yıllık (annual) olarak yetiştirilir. Tohum dökerek bir sonraki yıl kendiliğinden çıkma eğilimi gösterir. ​Çiçek Rengi En yaygın rengi canlı mor ve macentadır. Ayrıca pembe, beyaz, kırmızı ve turuncu tonları da mevcuttur. ​Çiçeklenme Dönemi Yaz başından başlar (Haziran), ilk donlara kadar (Ekim-Kasım) kesintisiz devam eder. ​Yaprak Durumu Döker. Tek yıllık olduğu için sezon sonunda bitki tamamen kurur. ​Zorluk Bakımı Çok Kolay. Yeni başlayanlar ve yoğun iş temposu olan bahçe severler için ideal bir "dik ve unut" bitkisidir. https://commons.wikimedia.org/w/index.php?title=User%3ASatin66Flower&redlink=1 ​ Türkiye Coğrafyası ve Bölgesel Notlar ​Ege ve Akdeniz: En mutlu olduğu bölgelerdir. Uzun yaz mevsimi ve yüksek sıcaklık sayesinde devasa çiçek kitleleri oluşturur. ​Marmara: Nemli havaya uyum sağlar. Ancak dikim aralıkları geniş tutulmalıdır ki bitki aralarından hava alabilsin (külleme hastalığını önlemek için). ​İç Anadolu: İlkbahar son donları geçmeden toprağa dikilmemelidir. Yazın kurak ve sıcak havasında bahçenin en diri kalan üyesi olur. ​Karadeniz: Çok yağış alan yerlerde drenajı artırılmış (yüksek yastıklar veya saksılar) alanlara dikilmelidir; aşırı su kökleri çürütebilir. ​Doğu Anadolu: Kısa yaz sezonu nedeniyle fidelerin erkenden (iç mekanda) hazırlanıp Haziran başında dışarı dikilmesi önerilir. ​Çoğaltma Yöntemleri ​Tohumla Çoğaltma: En yaygın yöntemdir. Tohumlar ilkbaharda, don tehlikesi geçtikten sonra doğrudan toprağa ekilebilir. Çimlenmeyi hızlandırmak için tohumları ekmeden önce 1 gece suda bekletmek faydalıdır. ​Kendi Kendine Tohumlama: Eğer sezon sonunda çiçekleri toplamazsanız, dökülen tohumlar bir sonraki baharda aynı yerden kendiliğinden sürer. https://www.flickr.com/people/52582306@N03 ​ Bitkinin Bakımı İle İlgili Tüyolar ​Uç Alma (Pinching): Bitki yaklaşık 10-15 cm boya ulaştığında en üstteki büyüme noktasını koparırsanız, bitki yanlardan daha fazla dal verir ve daha gür, daha çok çiçekli bir form kazanır. ​Kurutma: Çiçekleri tam açtığında sapıyla kesip gölge ve havadar bir yerde baş aşağı asarak kurutun. Renkleri solmadan aylarca vazonuzda kalacaktır. ​Gübreleme: Çok fazla azotlu gübre vermeyin; bu durumda bitki sadece yaprak yapar, çiçek sayısı azalır. ​ ​Editörün Notu: Hanım düğmesi, bahçenizin "hiç yorulmayan" işçisidir. Diğer çiçekler öğle sıcağında boynunu bükerken, o dik duruşuyla size gülümser. Hem taze hem kuru haliyle evinizde her daim bahar havası estirir.

  • Permakültür nedir?

    https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Mueller_felix Doğayla Savaşmak Değil, Doğayı Bahçene Taşımak: Permakültür ​Perma kültür (Permaculture), "Kalıcı Tarım" (Permanent Agriculture) ve "Kalıcı Kültür" (Permanent Culture) kelimelerinin birleşiminden doğmuştur. 1970'lerde Bill Mollison ve David Holmgren tarafından geliştirilen bu sistem; sadece bir tarım yöntemi değil, doğadaki ekosistemleri model alan bir etik tasarım sistemidir. ​Felsefesi: Doğaya karşı değil, doğayla birlikte çalışma; gözlem yapma, tüm bileşenlerin (su, toprak, bitki, hayvan, insan) birbirine fayda sağladığı döngüler oluşturma felsefesine dayanır. "Sorun çözümdür" ilkesiyle hareket eder. ​Permakültürün Üç Temel Etiği ​Permakültürün tüm uygulamaları şu üç sarsılmaz temel üzerine inşa edilir: ​Yeryüzüne Karşı Sorumluluk (Earth Care): Toprağın, suyun, ormanın ve tüm canlı sistemlerin korunması ve çoğaltılması. ​İnsana Karşı Sorumluluk (People Care): İnsanların gıda, barınma ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarına erişebileceği, toplumsal dayanışmaya dayalı sistemler kurmak. ​Adil Paylaşım ve Sınırların Belirlenmesi (Fair Share): Kaynakların (zaman, para, enerji) ilk iki etik için geri dönüştürülmesi ve tüketimin sınırlandırılması. Fazla olanın sisteme geri verilmesi. https://permaliv.blogspot.com/?m=1 ​ Permakültür Tasarım İlkeleri ​Web sitende bu ilkeleri, bir projenin "yol haritası" olarak sunabilirsin: ​Gözlemle ve Etkileşime Gir: Bir fidan dikmeden önce en az bir yıl o toprağı, rüzgarı ve güneşi izle. ​Enerjiyi Yakala ve Depola: Yağmur suyunu tut (depolar, göletler), güneş enerjisini kullan, toprağı karbonla (malçlama) zenginleştir. ​Verim Elde Et: Tasarımın sadece estetik değil, sürdürülebilir bir çıktı (gıda, yakacak, mutluluk) üretmeli. ​Kendi Kendini Düzenle ve Geri Bildirimi Kabul Et: Sistemin hatalarını gör ve müdahale etmeden doğanın dengesine izin ver. ​Yenilenebilir Kaynakları Kullan: Kimyasal gübre yerine yonca (yeşil gübre) veya kompost kullan. ​Atık Üretme: Doğada "atık" yoktur, her atık başka bir sistemin hammaddesidir (Mutfak atığı > Kompost > Toprak). ​Bütünden Detaya Tasarla: Önce büyük resmi (zonlar) çiz, sonra bitki çeşitlerine karar ver. ​Bütünleştir, Ayırma: Bitkileri tek tek (monokültür) değil, birbirini destekleyen "loncalar" (guilds) halinde dik. ​Permakültürün Amacı ​Permakültürün nihai hedefi, kendi kendine yeten ve onarıcı sistemler kurmaktır. ​Gıda güvenliğini yerel bazda sağlamak. ​Endüstriyel tarımın toprağa verdiği zararı (erozyon, çoraklaşma) geri döndürmek. ​Su kaynaklarını akıllıca yönetmek. ​Biyoçeşitliliği artırarak zararlılarla kimyasal yerine biyolojik mücadele etmek. https://commons.wikimedia.org/w/index.php?title=User%3AFabienne.H&redlink=1 ​Bölgelere Göre Uygulama Notları (Türkiye Örneği) ​Kurak Bölgeler (İç Anadolu/Güneydoğu): Odak noktası "su hasadı" ve "malçlama" olmalıdır. Toprağın buharlaşmasını önlemek hayati önem taşır. ​Nemli Bölgeler (Karadeniz): Odak noktası "drenaj" ve "mantar kontrolü" olmalıdır. Güneş ışığından maksimum yararlanacak dikey tasarımlar tercih edilir. ​Ilıman Bölgeler (Ege/Akdeniz): Çok katmanlı orman bahçeleri (Food Forest) için en uygun bölgelerdir. ​Permakültür Uygulama Yöntemleri ​Malçlama: Toprağın üzerini saman, yaprak veya kartonla örterek nemi korumak ve yabancı otu engellemek. ​Kompost: Organik atıkları toprak canlandırıcı siyah altına dönüştürmek. ​Yükseltilmiş Sebze Yatakları (Hugelkultur): Odun kütüklerini gömerek hem su tutan hem de besin üreten doğal yataklar kurmak. ​Kardeş Bitkiler: Domatesin yanına fesleğen dikerek zararlıları uzaklaştırmak gibi bitki birliktelikleri. ​KİŞİSEL NOTLARIM ​ Doğa sürekli kendi kendine yeten ekosistemler kurar. İnsan ise her yeri tektipleştirip maksimum verimi almanın peşindedir. Bunun için yaptığı pek çok şey işleri daha da batırdı, batırıyor. Toprak verimsizleşti, su kıtlaştı, iklim değişiyor. Permakültür /Sürdürülebilir tarım hareketleri, insanlarda mantaliteyi değiştirip doğayla mücadele ederek değil doğayla uyumlu çalışarak daha iyi ve verimli bir dünya sağlamayı amaç ediniyor. Bu konuda bir çok yazı ile bu işin nasıl yapılacağını ve neden gerekli olduğunu anlatmaya çalışacağım. Umarım yararlı olur... ​Editörün Notu: Permakültür bir varış noktası değil, bir yolculuktur. Balkonunuzdaki tek bir saksıda atıklarınızı değerlendirerek ya da bahçenizdeki bir alanı vahşi yaşama bırakarak bu büyük dönüşümün parçası olabilirsiniz. Unutmayın; doğaya hükmetmek yerine ona çıraklık yapmak, en büyük bilgeliktir.

  • Permakültür (Doğal Tarım) neden gereklidir?

    https://www.flickr.com/photos/hardworkinghippy/100002226/ Neden Permakültür? Geleceği Tasarlamanın Gerekliliği ​ Günümüzde gıda, su ve enerji sistemlerimiz pamuk ipliğine bağlı. Permakültür, bu bağı koparmak yerine daha güçlü ve kendi kendini onaran bağlar kurmayı hedefler. İşte bu sistemin gerekli olmasının temel nedenleri: ​1. Toprak İyileştirme ve Erozyonla Mücadele ​Modern endüstriyel tarım, toprağı sadece bir "maden" gibi kullanır ve onu kimyasallarla tüketir. Her yıl milyonlarca ton verimli üst toprak erozyonla yok oluyor. ​Permakültür Çözümü: Toprağı sürmez, onu malçlama ve doğal gübreleme (yonca gibi azot bağlayıcılar) ile sürekli besler. Toprağı bir nesne değil, yaşayan bir organizma olarak geri kazandırır. https://www.flickr.com/photos/hardworkinghippy/887111020/ ​ 2. Gıda Güvenliği ve Yerellik ​Tabağımızdaki bir sebze, ortalama 1500-2000 kilometre yol kat ederek soframıza geliyor. Bu hem yüksek karbon ayak izi hem de küresel krizlerde gıdaya ulaşamama riski demek. ​Permakültür Çözümü: "Gıda Ormanları" ve "Bahçe Tasarımları" ile gıdayı evin hemen yanı başında, en taze ve en besleyici haliyle üretmeyi sağlar. Dışa bağımlılığı azaltır. ​3. Su Tasarrufu ve Yönetimi ​Dünya genelinde temiz su kaynakları hızla tükeniyor ve tarım, tatlı su tüketiminin yaklaşık %70'inden sorumlu. ​Permakültür Çözümü: Yağmur suyunu tutan hendekler (swales), göletler ve toprağın nemini koruyan yöntemlerle "su hasadı" yapar. Bir damla suyu bile israf etmeden sistemin içinde defalarca çevirir. ​4. Biyoçeşitliliğin Korunması ​Tek tip ürün ekimi (monokültür), arıların ve faydalı böceklerin yok olmasına neden oluyor. Bu da ekosistemin çökmesi demek. ​Permakültür Çözümü: Çok çeşitli bitki ve hayvan türlerini bir arada barındıran sistemler kurar. Bu sayede doğal bir denge oluşur; zararlı böceklerle ilaçlar değil, kuşlar ve faydalı böcekler mücadele eder. https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Lamiot ​ 5. Enerji Verimliliği ve Atık Yönetimi ​Şehir hayatı, devasa miktarda atık üretir ve bu atıklar çevre kirliliğine yol açar. ​Permakültür Çözümü: "Atık, kaynağa dönüşmeyi bekleyen bir maddedir" der. Mutfak atıklarını komposta, gri suları (lavabo suyu) bahçe sulamaya dönüştürerek döngüsel bir yaşam sunar. Minimum enerjiyle maksimum verim almayı öğretir. ​ ​Editörün Notu: Dünya üzerindeki tüm çevre sorunlarının çözümü bir bahçede yatar. Permakültür, bize sadece hayatta kalmayı değil, doğanın bereketiyle uyum içinde zenginleşmeyi öğretir. Gelecek nesillere "tükenmiş" değil, "onarılmış" bir dünya bırakmak için perma kültür bir seçenek değil, bir mecburiyettir. NOT+: Bu perma kültür nene ve dedelerin yaptığı şey zaten diye düşünebiliriz. Aslında doğruluk payı da vardır. Onlar bahçecilik yaparken de tarım yaparken de çok daha doğal ve basit çalışıyorlardı. Ama burada onlarında bazı eksik ve hataları olduğunu fark edeceğiz. Yani aslında biz eski nesillerin sade ve doğal üretimini bilim ve güncel bilgiler ışığında yeniden yorumlayacağız. Bizim doğal tarım yada perma kültür dediğimiz şey tam olarak budur.

  • Toprağı Neden Sürmemeliyiz?

    https://www.jjharrison.com.au/ Yer Altı Şehrini Korumak ​Geleneksel tarım bize toprağı havalandırmak için sürmemiz gerektiğini öğretti. Ancak modern ekoloji, her saban darbesinin toprağın bağışıklık sistemini yıktığını kanıtladı. İşte toprağı sürmemenin (veya minimum işlemenin) hayati nedenleri: https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Wilhelm_Zimmerling_PAR ​ 1. Mikoriza Ağını (Doğal İnternet Hattını) Korumak ​Toprağın altında, bitki kökleriyle yardımlaşan devasa bir mantar ağı (Mikoriza) bulunur. Bu ağ, bitkilere su ve besin taşırken karşılığında şeker alır. ​Neden Sürmemeliyiz? Toprak sürüldüğünde bu hassas ağ parçalanır. Bitki, en büyük destekçisini kaybeder ve dışarıdan verilecek suni gübreye mahkum hale gelir. ​2. Toprak Yapısını ve Agregaları Korumak ​Sağlıklı toprak, sadece toz değil; içinde hava boşlukları olan minik topaklardan (agregalardan) oluşur. Toprağı sürmek bu yapıyı un ufak eder. ​Neden Sürmemeliyiz? Yapısı bozulan toprak, ilk yağmurda çamurlaşır, kuruduğunda ise beton gibi sertleşir. Sürülmemiş toprak ise sünger gibidir; suyu emer ve bitki köklerinin rahatça ilerlemesine izin verir. https://commons.wikimedia.org/wiki/User:F._Riedelio ​ 3. Karbonu Hapsetmek (İklim Kriziyle Mücadele) ​ Toprak, dünyadaki en büyük karbon depolarından biridir. Bitki artıkları çürüdükçe karbon toprağa bağlanır. ​Neden Sürmemeliyiz? Toprak alt-üst edildiğinde, hapsolmuş karbon oksijenle temas eder ve karbondioksit (CO_2) olarak atmosfere karışır. Sürmemek, karbonu toprakta tutup küresel ısınmayı yavaşlatırken toprağın organik madde miktarını artırır. ​4. Canlı Ekosistemini (Solucanlar ve Bakteriler) Yaşatmak ​Toprağın 1 gramında milyarlarca canlı yaşar. Solucanlar toprağın doğal mühendisleridir; açtıkları tünellerle toprağı en iyi şekilde havalandırırlar. ​Neden Sürmemeliyiz? Saban ve çapa bu canlıların yuvalarını yok eder, onları güneşin yakıcı etkisine maruz bırakarak öldürür. İşçi (solucan) ölürse, iş (havalandırma) size kalır ve yorulursunuz. https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Rob_Hille ​5. Yabancı Ot Tohumlarını Uyandırmamak ​Toprağın derinliklerinde binlerce uyuyan yabancı ot tohumu vardır. Bunlar ışık görmediği sürece çimlenmezler. ​Neden Sürmemeliyiz? Toprağı sürdüğünüzde, derinlerdeki tohumları yüzeye çıkarıp gün ışığıyla buluşturursunuz. Yani sürmek, aslında kendi başınıza "yabancı ot belası" açmaktır. ​Sürmeden Nasıl Ekeceğiz? (Alternatif Yöntemler) ​Malçlama: Toprağın üzerini organik atıklarla örtün. Bu örtü altında toprak yumuşacık kalır. ​Açılan Çukurlar: Sadece fidenin veya tohumun gireceği kadar küçük alanları açarak dikim yapın. ​Yeşil Gübreleme: Yonca gibi derin köklü bitkiler ekip sonra onları biçerek toprağın üzerinde bırakmak, en doğal sürme yöntemidir. ​ ​Editörün Notu: Doğa milyonlarca yıldır toprağı sürmeden devasa ormanlar ve çayırlar yetiştiriyor. Toprağı sürmek, doğanın düzenine bir müdahaledir. Küreği kenara bırakıp malçlamaya başladığınızda, doğanın sizin yerinize ne kadar verimli çalıştığını hayretle göreceksiniz.

  • Malçlama (Toprak Örtüsü) Kullanmak Nedir?

    https://commons.wikimedia.org/wiki/User:AtelierMonpli Toprağa olan yaklaşımımızı değiştiren, onu sadece bir "materyal" değil, yaşayan bir organizma olarak görmemizi sağlayan permakültürün en temel uygulamalarından biriyle, yani malçlama ile derinlemesine bir yolculuğa çıkalım. ​ Doğanın çıplak kalmaktan nefret ettiğini hiç fark ettiniz mi? Bir ormana girdiğinizde toprak asla açıkta değildir; yapraklar, dallar ve çürüyen bitkilerle örtülüdür. Malçlama, aslında doğanın bu bilgeliğini bahçemize kopyalamaktır. ​Malçlama Neden Gereklidir? ​ Toprak, tıpkı bizim cildimiz gibidir. Güneşin yakıcı etkisine, rüzgarın kurutmasına ve yağmurun dövücü gücüne karşı korunmaya ihtiyaç duyar. Çıplak toprak savunmasızdır; üzerindeki faydalı mikroorganizmalar güneşin UV ışınları altında ölürken, su hızla buharlaşır ve toprak sertleşerek nefes alamaz hale gelir. ​Malçlama, toprağın üzerine serilen bu "battaniye" sayesinde ekosistemin sürekliliğini sağlar. Eğer sürdürülebilir bir bahçe hedefliyorsanız, malçlama bir seçenek değil, bir zorunluluktur. https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Oprienko ​Malçlamanın Faydaları ​ Malçlama sadece görsel bir düzenleme değildir; toprağın altında sessiz bir devrim başlatır: ​Nem Muhafazası: Sulama ihtiyacınızı %50 ile %70 oranında azaltır. Su, toprakta hapsolur. ​Yabancı Ot Kontrolü: İstenmeyen otların ışık almasını engelleyerek çimlenmelerini durdurur. Bu da size ciddi bir zaman tasarrufu sağlar. ​Sıcaklık Dengesi: Toprağı yazın serin, kışın ise sıcak tutarak bitki köklerini termal şoktan korur. ​Toprak Yapısını İyileştirme: Organik malçlar zamanla bozunarak toprağa humus kazandırır ve toprak canlılığını (özellikle solucanları) artırır. ​Erozyon Engelleme: Sert yağmurların toprağı süpürmesini ve sıkıştırmasını önler. ​Hangi Malzemeler Kullanılır? Avantajlar ve Dezavantajlar ​ Permakültürde malzeme seçerken yerel ve erişilebilir olanı tercih etmek esastır. İşte en sık kullanılanlar: ​Saman ve Kuru Otlar ​En klasik malç malzemesidir. Sebze yatakları için idealdir. ​Avantajı: Kolay uygulanır, yansıtıcı özelliği sayesinde toprağı serin tutar ve hızla kompostlaşır. ​Dezavantajı: İçinde tohum kalmışsa yabancı ot sorununa yol açabilir. Çok hafif olduğu için rüzgarlı alanlarda uçabilir. https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Bew%C3%A4sserung_Erdbeerfeld.JPG ​ Ağaç Kabukları ve Talaş ​Meyve ağaçları ve çok yıllık bitkiler için uygundur. ​Avantajı: Çok uzun ömürlüdür ve estetik görünür. Mantar gelişimini (mikoriza) destekler. ​Dezavantajı: Taze (yeşil) talaş, bozulurken topraktaki azotu geçici olarak "çalabilir". Bu yüzden altına bir miktar azotlu gübre eklemek gerekebilir. ​Kuru Yapraklar ​Doğanın bedava sunduğu en değerli kaynaktır. ​Avantajı: Karbon açısından zengindir ve solucanların en sevdiği besindir. ​Dezavantajı: Meşe gibi bazı yapraklar çok yavaş çürür. Islandığında tabaka oluşturup hava akışını kesebilir (bu yüzden parçalayarak kullanmak daha iyidir). ​Karton ve Gazete Kağıdı ​Genellikle "Sheet Mulching" (Katmanlı Malçlama) yönteminde temel tabaka olarak kullanılır. ​Avantajı: Yabancı otları tamamen boğmak için mükemmel bir bariyerdir. ​Dezavantajı: Üzeri mutlaka başka bir malçla kapatılmalıdır, yoksa görüntü olarak estetik olmayabilir ve kayganlaşabilir. https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Mushrooms_in_the_mulch_(7572939860).jpg ​Editörün Notu: ​ Malçlama yaparken hayatınızı kolaylaştıracak ve verimi artıracak birkaç "az bilinen" detay. ​Bitki Gövdesine Mesafe: Malç malzemesini asla ağaç veya fide gövdesine temas ettirmeyin. Gövde etrafında 5-10 cm'lik bir boşluk bırakın ("Donut" şekli). Temas ederse nemden dolayı gövde çürümelerine (mantar hastalıklarına) davetiye çıkarırsınız. ​Salyangoz Faktörü: Eğer bölgeniz çok nemliyse ve salyangoz sorununuz varsa, saman gibi nem tutan malzemeleri bahar başında değil, havalar biraz ısındığında uygulayın. ​Önce Sula, Sonra Ört: Malçlama yapmadan önce toprağın iyice nemli olduğundan emin olun. Kuru toprağın üzerine malç sermek, yağmurun toprağa ulaşmasını zorlaştırabilir. ​Azot Dengesine Dikkat: Eğer odunsu (karbonu yüksek) malzemeler kullanıyorsanız, altına ince bir katman kompost veya iyi yanmış hayvan gübresi sererseniz, toprağınızın besin dengesini korumuş olursunuz. Farklı bir malç türü: Canlı Malç yazısını okumak için için tıkla

  • Canlı Malç Nedir? Toprak İçin Neden Gereklidir?

    ​Canlı Malç: Toprağın Nefes Alan Örtüsü ​ Statik (cansız) malçlar harikadır, ancak permakültür tasarımında bir adım öteye geçmek isterseniz Canlı Malç yöntemini kullanırız. Bu yöntem, ana ürünlerinizin altındaki boşlukları, toprağı koruyacak ve ona değer katacak alçak boylu, yayılıcı bitkilerle doldurmaktır. ​Neden Canlı Malç Kullanmalıyız? ​ Cansız malçlar zamanla çürür ve yenilenmesi gerekir. Canlı malç ise kendini yenileyen, sürekli büyüyen ve ekosisteme aktif olarak katılan bir sistemdir. Kökleri sayesinde toprağın derinliklerindeki mineralleri yukarı taşır ve toprak altı ağını (miyelyum ve faydalı bakteriler) canlı tutar. ​Canlı Malç İçin En İyi Bitki Seçenekleri ​Yonca ve Tırfıl (Beyaz Üçgül): Baklagil ailesinden oldukları için havadaki azotu toprağa bağlarlar. Ana bitkiniz için bedava gübre fabrikası gibidirler. ​Latin Çiçeği (Nasturtium): Hem yenilebilir çiçekleri vardır hem de zararlı böcekleri ana bitkiden uzaklaştıran bir "tuzak bitki" görevi görür. ​Kekik ve Biberiye (Yayılıcı Türler): Aromatik kokularıyla zararlıları şaşırtır, az su ister ve toprağı sıkıca örter. ​Semizotu: Eğer bahçenizde kendiliğinden çıkıyorsa, onu bir ot olarak görüp sökmeyin! Harika bir canlı malçtır, toprağı serin tutar ve akşam yemeğiniz için taze bir salatadır. Ak Üçgül https://www.geograph.org.uk/profile/14840 ​Canlı Malçın Avantajları ve Dezavantajları ​Avantajı: Toprağa sürekli organik madde ve azot sağlar. Arılar ve tozlaştırıcılar için bir cennet yaratır. Görsel olarak bahçenize katmanlı bir derinlik katar. ​Dezavantajı: Eğer doğru bitki seçilmezse ana ürünle su ve besin rekabetine girebilir. Kontrolsüz büyürse ana bitkinin boyunu aşabilir (bu yüzden her zaman alçak boylu türler seçilmelidir). ​Editörün Notu: ​Canlı malç kullanırken şu "ustalık" ipuçlarını aklınızda bulundurun: ​"Doğal Biçme" Tekniği: Canlı malçınız (örneğin yonca) çok fazla büyürse, onu kökünden sökmek yerine üstten biçin ve kestiğiniz parçaları olduğu yerde bırakın. Bu işleme "doğra ve bırak" (chop and drop) denir. Böylece hem canlı hem cansız malçın avantajını aynı anda kullanırsınız. ​Işık Geçirgenliği: Ana bitkiniz henüz küçük bir fideyken, canlı malçın onu boğmasına izin vermeyin. Fideleriniz güçlenene kadar etraflarını elinizle hafifçe açın. ​Kök Derinliği Uyumu: Yüzeysel köklü sebzelerin (marul gibi) altına, derin köklü canlı malçlar seçerek toprak katmanlarını verimli kullanın. Böylece bitkiler aynı derinlikteki besin için kavga etmezler. ​ Yazının bu "canlı" dokunuşu, okuyucularına perma kültürün sadece bir teknik değil, bir yaşam ortaklığı olduğunu çok daha iyi hissettirecektir. Yayılıcı Kekik https://fr.wikipedia.org/wiki/Projet:Botanique/Accord_Henry_Brisse Meyve Ağaçlarının Altında Yaşam: Canlı Malç Mucizesi ​Bir meyve ağacının altını çıplak bırakmak, onu doğada hiç alışık olmadığı bir yalnızlığa itmektir. Meyvecilikte canlı malç (yer örtücüler), ağacın kök bölgesini koruyan ve meyve kalitesini doğrudan etkileyen bir "Bitki Birliği" (Plant Guild) oluşturur. ​Neden Meyvecilikte Canlı Malç Kullanmalıyız? ​Besin Fabrikası: Ağaçlar meyve vermek için çok fazla besine ihtiyaç duyar. Ağaç altına ekeceğiniz baklagiller (yonca, fiğ, tırfıl), havadan azotu çekip ağacın köklerine hediye eder. ​Zararlı Yönetimi: Meyve ağaçlarının en büyük düşmanı olan yaprak bitleri ve akarlar için uğur böceklerini ve diğer avcı böcekleri bahçeye çeken bir "otel" görevi görür. ​Toprak Sıkışmasını Önleme: Ağaç etrafında yürürken toprak sıkışır. Canlı malçın kökleri toprağı sürekli havalandırır, bu da ağaç köklerinin daha derinlere gitmesini sağlar. Semiz Otu https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Wilhelm_Zimmerling_PAR ​ Meyvecilik İçin En İyi Canlı Malç Seçenekleri ​Karakafes Otu (Comfrey): Meyveciliğin "dinamosudur". Kazık kökleriyle toprağın derinliklerinden potasyum ve mineralleri çeker. Yapraklarını biçip ağacın dibine bıraktığınızda ağaca doğal gübre olur. ​Beyaz Üçgül (Trifolium repens): Alçak boyludur, üzerine basılmaya dayanıklıdır ve harika bir azot bağlayıcıdır. ​Nane ve Kekik: Güçlü kokularıyla elma iç kurdu gibi zararlıların ağacın kokusunu almasını engeller, onları şaşırtır. ​Bakla ve Bezelye: Genç meyve fidanlarının dibine kışın ekilip baharda biçilerek müthiş bir yeşil gübreleme sağlar. Karakafes otu https://en.wikipedia.org/wiki/Sannse ​ Avantajlar ve Dezavantajlar ​Avantajı: Sürekli gübreleme maliyetini düşürür. Toprağın su tutma kapasitesini artırarak kurak yaz aylarında ağacın strese girmesini önler. ​Dezavantajı: Özellikle yeni dikilmiş genç fidanlarda, canlı malç fidanla su rekabetine girebilir. İlk 2-3 yıl fidanın hemen dibini (kök boğazını) açık tutup, canlı malçı biraz daha dış halkaya yaymak önemlidir. ​Editörün Notu: Meyvecilikte "Usta İşi" Tüyolar ​Meyve bahçende canlı malç kullanırken şu ince detaylar fark yaratır: ​Dinamik Biriktiriciler Seçin: Meyve ağaçları potasyum ve fosforu sever. Karakafer otu (Comfrey) veya karahindiba gibi derin köklü bitkileri "dinamik biriktirici" olarak kullanın. Bu bitkiler adeta yerin altındaki madenleri ağacınızın sofrasına taşır. ​Kök Boğazına Dikkat (Yine!): Canlı malç bitkilerinin ağacın gövdesine sarılmasına izin vermeyin. Gövde etrafında 30-40 cm’lik bir "havalanma bölgesi" bırakmak, mantar hastalıklarını ve kemirgenlerin ağaç kabuğuna zarar vermesini engeller. ​Çiçeklenme Zamanlaması: Meyve ağacınızla aynı anda çiçek açan canlı malçlar seçin. Bu, tozlaştırıcı arıların bahçenizden hiç eksilmemesini sağlar. Örneğin elma ağaçlarının altına erken baharda çiçek açan bitkiler ekmek meyve tutumunu artırır. ​Doğra ve Bırak (Chop and Drop): Canlı malçınız çok gürleştiğinde onu köklemeyin; sadece biçin ve olduğu yere, ağacın izdüşümüne bırakın. Bu, ağacın tam da ihtiyacı olduğu anda ona taze besin takviyesi yapacaktır.

  • Kompost nedir? Faydaları nelerdir?

    https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Niwrat Toprağın Simyası: ​ Doğada "çöp" diye bir kavram yoktur; sadece bir formdan diğerine dönüşen enerji vardır. Permakültürün temel taşlarından biri olan kompost, mutfağınızdan çıkan ve "atık" sandığınız potansiyeli, bahçenizin siyah altınına dönüştürme sürecidir. ​ Peki, neden bu zahmete giriyoruz? Çünkü modern tarım ve şehir hayatı toprağı sömürürken, kompost ona borcumuzu ödeme şeklimizdir. Toprağın yapısını iyileştirmek, su tutma kapasitesini artırmak ve bitkilerinizi kimyasal gübrelere muhtaç etmeden beslemek için kompost bir seçenek değil, bir zorunluluktur. ​Kompostun Görünmez Kahramanları ve Faydaları ​Kompostun asıl mucizesi sadece bitkiyi beslemesi değildir; o, toprağın altındaki devasa bir mikrobiyal medeniyeti besler. ​Toprak Yapısını Mimari Olarak Onarır: Kumlu toprakların su tutmasını sağlarken, killi toprakların nefes almasına yardımcı olur. ​Doğal Bağışıklık Kazandırır: Kompost içindeki faydalı mantarlar (mikoriza) ve bakteriler, bitki köklerini hastalıklara karşı bir kalkan gibi sarar. ​Karbon Yakalama: Organik atıkların çöplüklerde metan gazı üretmesi yerine toprakta karbon olarak depolanmasını sağlar. Bu, iklim kriziyle bireysel mücadelemizin en somut adımıdır. https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Niwrat ​Malzeme Seçimi: Yeşil ve Kahverengi Dengesi ​ Başarılı bir kompostun sırrı, Azot (Yeşil) ve Karbon (Kahverengi) dengesinde saklıdır. Bu dengeyi bir yemek tarifi gibi düşünebilirsiniz. ​Yeşil Malzemeler (Azot Kaynakları) ​Hızlı bozunurlar ve kompostun ısınmasını sağlarlar. ​Taze Sebze ve Meyve Atıkları: Vitamin ve mineral deposudur. ​Taze Otlar ve Çim Kırpıntıları: Yüksek azot sağlar (ancak ilaçlanmamış olmalarına dikkat edin). ​Kahve Telvesi: Sanılanın aksine asidik değildir, mükemmel bir azot kaynağıdır ve solucanlar buna bayılır. https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Sidpatil ​Kahverengi Malzemeler (Karbon Kaynakları) ​Komposta hacim kazandırır ve hava almasını sağlarlar. ​Kuru Yapraklar: Doğanın en iyi karbon kaynağıdır. ​Karton ve Gazete Kağıtları: Boyasız ve parlak olmayanları tercih edilmelidir. Nem dengesini korur. ​Ağaç Dalları ve Talaş: Süreci yavaşlatsa da uzun vadeli humus kalitesini artırır. https://commons.wikimedia.org/wiki/User:Pierre.hamelin ​Malzemelerin Faydaları ve Riskleri ​Her organik madde komposta girebilir mi? Teknik olarak evet, ama pratik olarak hayır. ​Turunçgiller: Küçük miktarlarda sorun olmaz ancak fazlası kompostun pH dengesini bozabilir ve faydalı mikroorganizmaları kaçırabilir. ​Yumurta Kabukları: Muazzam bir kalsiyum kaynağıdır. Risk: Geç çözünürler. Bu yüzden iyice ezerek veya un haline getirerek eklemek gerekir. ​Muz Kabukları: Potasyum bombasıdır. Risk: Konvansiyonel tarımdan gelen muzların kabuklarında çok fazla pestisit kalıntısı olabilir; mümkünse organik tercih edilmeli veya iyice yıkanmalıdır. ​Et, Süt ve Yağlı Atıklar: Bunlar kompostu "bozmaz" ama kötü koku yapıp istenmeyen misafirleri (fare, sinek vb.) çekerler. Soğuk kompost yönteminde uzak durulmalıdır. ​Editörün Notu: Az Bilinen Kompost Tüyoları ​Kompost yaparken genellikle "çevirip havalandırmak" gerektiği söylenir, ancak derinlerde saklı birkaç uzman dokunuşu süreci bambaşka bir seviyeye taşır: ​Isırgan Otu Aktivasyonu: Kompostunuz yavaşladıysa veya ısınmıyorsa, bir kova suya ısırgan otu basıp birkaç gün bekletin ve bu suyu komposta dökün. Isırgan otu muazzam bir fermentasyon hızlandırıcıdır. ​Parçalamanın Gücü: Malzemeleri ne kadar küçük parçalara ayırırsanız, yüzey alanı o kadar artar. Bu da bakterilerin işini kolaylaştırır. Mutfak atıklarını bir makasla küçültmek süreci %30 hızlandırabilir. ​Hava Kanalları: Karbon kaynakları (dallar, kartonlar) aralarda "hava cepleri" oluşturur. Kompostunuz kötü kokuyorsa (hidrojen sülfür oluşumu), muhtemelen havasız kalmıştır. Karbon ekleyin ve nazikçe karıştırın. ​Olgunluk Testi: Kompostun bittiğini nasıl anlarsınız? Bir miktar kompostu kilitli bir poşete koyun, ağzını kapatıp 24 saat bekleyin. Açtığınızda burnunuza "orman tabanı" kokusu değil de ekşi/keskin bir koku geliyorsa henüz fermente olmamıştır; bitkilerin köklerini yakabilir.

© 2026 Garden Athena. Tüm Hakları Saklıdır.

bottom of page